logo-dark

Welcome to our blog.


Sınava Hazırlanan Öğrencilerin Eğitiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Öğrenme Stilleri:

”Herkes öğrenebilir”, tezinden yola çıkılarak oluşturulmuş öğrenme modelleri,öğrencinin eğitim ve öğretiminde önemli yer tutmaktadır. Her insan üç farklı yol ile öğrenir. İşitsel, Görsel ve Kinestetik Öğrencinin öğrenememesi çoğu zaman öğrenme stillerinin bilinmediğinden ya da öğrencinin baskın öğrenme yolu ile öğretilmediğinden kaynaklanmaktadır.

Sağ beyin(Pratik)- Sol beyin (Analitik):

Yaşamın bir çok yönünde de, eğitim öğretim faaliyetlerinde de beyin yarım küresinin bir “lob”unu diğerine göre daha ağırlıklı kullanırız. Sağ beyin daha çok yaratıcı, sezgisel ve duygusal yönü temsil ederken sol beyin düşünsel, analitik ve mantık yönünü temsil eder. Sağ beyin yarımküresini ağırlıklı kullanan öğrencilerle sol beyin yarım küresini ağırlıklı kullanan öğrencilerin özellikleri ve başarılı oldukları alanlar birbirinden farklıdır. Bu yüzden öğrencinin hangi beyin yarımküresini daha ağırlıklı kullandığının bilinmesi önemlidir.

Motivasyon:

Motivasyon eğitim hayatının öğrenci için en önemli faktörlerinden birisidir. Gerçekten motive edilmiş ve hedefe kitlenmiş öğrencinin başaramama olasılığı çok düşüktür. Burada dikkat edilmesi gereken öğrencinin iç disiplininin oluşup oluşmadığıdır. Yani öğrenci başarma duygusu için, başarılı olmak için çalışıyorsa “iç motivasyon” sağlamış bir öğrencidir,bir hediye için, başardığında başarı dışında başka bir şey daha elde etmek için çalışıyorsa “dış motivasyon” ile çalışan bir öğrencidir. Bir öğrencinin sınav senesine gelene kadar iç motivasyon ile çalışabilmeyi başarmış olması gerekir çünkü “dış motivasyon” ile sınav senesine gelmiş bir öğrencinin eksiklikleri çoğu zaman “sınav kaygısı” ile karıştırılmaktadır.

Sorumluluk:

Küçük yaşlardan başlayarak çocukların yaş gelişim özelliklerine göre belirli sorumluluklar vermek hepimizin bildiği bir doğrudur. Bu sorumluluk okul hayatında da ödevler ve sınavlardır. Ödevler ve sınavlar öğrencinin birebir kendi sorumluluğunda olan görevlerdir. Anne baba ya da başka birinin öğrenci ile birlikte bu sorumluluğu alması doğru değildir, öğrenci böyle bir durumda o işi kendi görevi gibi hissetmez, başarısının mutluluğunu da tek başına yaşamaz. Öğrenciye o işi kendi başarmış olduğunu hissettirmek için bu sorumlulukları tek başına yerine getirmesine izin vermek bunu yapabilmesi için motive etmek öğrenciye yapılmış en büyük iyilik olacaktır.

Eğitimde ailelerin yapması gerekenler:
  • Koşulsuz kabul bir bireyin hissetmek istediği en önemli şeylerden biridir. Başarılı olduğunda da başarısız olduğunda da çocuk koşulsuz kabul edileceğini bilmelidir.
  • Bireyi tanımak, ilgi ve meraklarını öğrenmek, bu ilgi ve merakları doğrultusunda olanaklar sunmak çocuğu öğrenmeye karşı olumlu motive eder.
  • Aile ile yapılan araştırmalar, yapılan etkinlikler, birlikte öğrenilen yeni bilgiler,oynanan oyunlar çocuğun öğrenmeye bakışını olumlu etkiler.
  • Bir bireyin öğrenme gerçekleştirmesi ve çaba sarf etmesi için, fiziksel ve bedensel ihtiyaçları kadar psikolojik ihtiyaçları da önemlidir. Çocuğun aklına takılan (ailesi ya da çevresi ile ilgili) bir şey olmamalıdır.
  • Öğrencinin kaygılı olduğu düşünülüyorsa bunun gerçek kaygı olup olmadığına; yani öğrencinin gerçekten kaygı yaşadığından mı, yoksa bu kaygının başarmak için yeterince çalışmadığından, çaba sarf etmediğinden mi kaygılanıyor olduğu araştırılmalıdır.
  • Ergenlik Döneminin aileler tarafından bilinmesi, değişim yaşayan çocuklarını yeniden tanımak için önemli bir faktör olacaktır.

KİNESTETİK ÖĞRENME STİLİNE SAHİP İNSANLARIN ÖZELLİKLERİ

Genel Özellikleri:

Çeşitli spor ve danslarla uğraşmayı sever, yarışmalardan ve maceradan hoşlanır, zorluklara meydan okur. Koşma, sıçrama, atlama, yuvarlanma ve büyük motor kasları kullanmayı gerektiren eylemlerden hoşlanır. Oldukça hareketli olurlar. Sınıfta yerlerinde duramazlar.Sürekli hareket halindedirler. Tahtayı silmek, pencereyi açmak, tebeşir getirmek, kapıyı örtmek hep onların görevi olsun isterler. Uzun müddet oturmaya zorlanırlarsa derste ne olup
bittiğini anlamaz hale gelebilirler. Bu hareketlilik uygun işlere yönlendirilmezse genelde sınıfta problem çıkarırlar. Genellikle istenmeyen öğrenci haline gelirler. Tahta-tebeşir-anlatım ders işleme sisteminden en az yararlanırlar, bu nedenlerden dolayı da yaramaz, tembel, ya da zeki olmadıkları ileri sürülebilir. (Ancak bu doğru değildir.)

Problem çözme yolları:

Harekete geçer, daha sonra da sonuçlara bakarak plan yapar, problemleri güç kullanarak
(fiziksel olarak) çözmeye çalışır. Önemli ölçüde bedensel çaba gerektiren çözümler arar.
Problemleri bireysel olarak veya çok küçük gruplarla çalışarak çözmeyi tercih eder, deneme-
yanılma ve keşfetme yoluyla öğrenir.

En iyi öğrenme yolları:

Canlandırma, taklit yaparak, gezerek ve performansa dayalı öğrenmeyle daha iyi öğrenir.
Küçük tartışma grupları ile öğrenir.

Okuldaki güçlükleri:

Okunaklı el yazısına sahip değildir. Dışa dönük rahattır. Uzun süre oturamaz, dikkati dağınıktır. Kelimeleri doğru okuma ve kullanmada sıkıntı yaşar, duyulan görülen ve yapılan şeyleri hatırlamakta zorlanır.

Kinestetik olarak bilgiyi algılayan kişiler ders çalışırken ya da öğrenirken nelere dikkat
etmelidir?:

Yaşadıkları ya da yaptıkları fiziksel etkinlikler daha iyi öğrenmelerini sağlar. Bu yüzden okulda öğrendiklerini gerçek yaşamdaki deneyimlere dönüştürmek öğrenmelerini pekiştirir. Konularla ilgili deneyler yapmak ya da konularla ilgili mekanları gezmek ve incelemek öğrenmeyi destekler. Eğer böyle bir imkan yoksa ders çalışırken hareketli bir şekilde konuları tekrarlamak kullanabilecekleri diğer bir yöntemdir.

Kinestetik Öğrenen Kişiler;

  • Bebekliklerinden itibaren sürekli hareket isterler.
  • Dokunmayı ve dokunulmayı severler.
  • Düşme, itme, çekme, çarpışma son derece doğal davranışlarıdır.
  • Evin dışında oynuyorlarsa taşlar, topraklar, kayalar, ağaçlar ile sarmaş dolaştırlar.
  • Temiz kıyafetlerle evden çıkarlar, döndüklerinde gömlekleri sökülmüş, pantolon ve etekleri yırtılmış, düğmeleri kopmuş, dizleri sıyrılmış, üstleri toz-toprak içinde geri dönerler.
  • Görseller görüntü belleği, işitseller ses belleği, kinestetikler kas belleği kullanırlar.
  • Eşyalarının karışık olmasından hiç rahatsız olmazlar.
  • Tertipli olmak için çaba göstermezler.
  • Düşünürken aşağı doğru bakarlar.

Kinestetik Öğrenciler:

  • Okul hayatında zorlanabilirler.
  • Oturdukları yerde uzun süre duramazlar.
  • Parmak kaldırmak, öğretmenin kendisini görmesini beklemeyi zaman kaybı olarak görürler. Hemen harekete geçerler. Öğretmenin ”Tahtayı kim silecek?” demesi yerlerinden fırlamaları için yeterlidir.
  • Görsel ve işitsel mesajları algılamakta zorlanırlar. Ancak yaparak algılarlar.
  • Hareket hâlindeyken daha iyi öğrenirler. (Örneğin, kondisyon bisikletinde kitap okuduklarında daha iyi anlarlar.)
  • El şakası yaparlar, konuşurken el ve kollarını bol bol kullanırlar.
  • Dokunsallar daha çok ellerini kullanarak öğrenirler.
  • Plan ve programdan fazla hoşlanmazlar.
  • Düşünürken aşağı doğru bakarlar.

Kinestetik – Dokunsal Öğrenen Çocukların öğrenmelerini ve hatırlamalarını kolaylaştırmak için;

  • Çalışırken kendi istedikleri yerde ve şekilde çalışmalarına izin verilmelidir.
  • Çalışırken hareket etmeleri kısıtlanmamalıdır.
  • Ellerini kullanabileceği çalışmalar yapılmalıdır.
  • Derse konsantre olabilmeleri için ön sıralarda oturtulmalıdırlar.
  • Laboratuvar çalışmaları için fazladan zaman ayrılmalı, evde deneyler yapmaları için izin verilmelidir.
  • Konu ile ilgili müze, tarihi yerler gibi yaşayarak öğrenebileceği mekânlar ziyaret edilmelidir.
  • Bir şeyler anlatacakları zaman ayağa kalkma ve tüm vücudunu kullanarak anlatabilme özgürlüğüne sahip olmalıdırlar.
  • Sözcükleri ya da sözel bilgileri öğrenirken kuma yazdırma yöntemi uygulanabilir.
  • Çalışırken elinde kitap ya da kartlarla ileri geri yürüyebilir, yüksek sesle okuyabilirler.

Kinestetik – Dokunsallar en iyi nasıl öğrenir?:

  • Ders çalışırken kendi istediği yerde ve şekilde çalışmasına izin verilmelidir.
  • Çalışırken elinde notlar ve kartlarla yüksek sesli okumalar yapmalıdır,bu yöntemle öğrenme kolaylaşır.
  • Çalışırken hareket etmesi kısıtlanmamalıdır.
  • Ders çalışırken kendi istediği yerde ve şekilde çalışmasına izin verilmelidir.
  • Dersi dinlerken hareket etmelerine ve bir şeyler ile oynamalarına izin verilmelidir.
  • Laboratuar çalışmaları için fazladan izin verilmelidir. Konu ile ilgili müze, tarihi yerler gibi yaşayarak öğrenebileceği yerlere gitmesi sağlanmalıdır.
  • Bir şeyler anlatacakları zaman ayağa kalkma ve tüm vücudunu kullanarak anlatabilme özgürlüğüne sahip olmalıdırlar.
  • Lego, oyun hamuru,kil vb. dokunsal materyallerle öğrenme zenginleştirilmelidir.
  • Oyunlarda rol alarak, deney yaparak, yazarak çok daha verimli bir süreç geçirilir.
Temmuz 15, 2018

İşitsel Öğrenme Stili

İŞİTSEL ÖĞRENME STİLİNE SAHİP İNSANLARIN ÖZELLİKLERİ:

  • Diğer gruplardakilere göre daha konuşkandırlar.
  • Oyunlarını kendi başlarına oynuyor bile olsalar, sanki yanlarında birileri varmış gibi konuşarak oynarlar.
  • Yaşlarına göre daha kapsamlı cümleler kurarlar, kelime dağarcıkları geniştir.
  • Konuşmalarında bir ahenk ve melodi vardır.
  • Bir şey düşünürken kulak hizasına doğru bakarlar.

İŞİTSEL ÖĞRENCİLER:

  • Derste kendi kendilerine de olsa konuşurlar.
  • Sessiz okumakta zorluk çekerler;çünkü kulaklarının duymadıklarını anlamakta zorlanırlar.
  • Konuşmaları, jest ve mimikleri taklit edebilirler.
  • Sınıf içerisinde sesten çok rahatsız olurlar. Konsantre olabilmeleri için hiçbir sesin olmamasını isterler.
  • Düşünürken de düşündüklerini sesli hale getirirler.
  • En iyi işiterek öğrenirler. Fakat öğretmen dersi anlattığı sırada konuşuyor olma ihtimalleri yüksektir.O nedenle derse kulak vermeleri gerekir.
  • Yabancı dil öğrenmeye yatkındırlar.
  • Konuşma ve dinleme becerileri çok iyidir. Okuma ve yazma becerilerinde zorlanırlar.
  • Öğrenirken konuşarak veya sesli okuyarak öğrenirler ve hatırlarken de aynı şekilde biri kendilerine okuyormuş ya da söylüyormuş gibi hatırlarlar.
  • Problemde verileni ve isteneni kavramak için sesli düşünürler.
  • Bir kelimenin yazılışını hatırlamak için kelimeyi sesli tekrar ederler.
  • Bulundukları yörenin şivesini ve öğretmenin telaffuzunu hemen kaparlar.
  • Konuşarak öğrenirler.
  • Şarkıları baştan sona sadece dinleyerek öğrenebilirler.
  • İşitsel öğrenciler sese bu kadar duyarlı olmalarına rağmen TV veya müzik çalarları yüksek sesle dinleyebilirler (özellikle odada başka sesler varsa).
  • /ul>

    İşitsel Öğrenen Gençlerin öğrenmelerini ve hatırlamalarını kolaylaştırmak için:

    • Ders çalışmak için sessiz bir ortam oluşturulmalıdır.
    • Konular tekrar edilirken yüksek sesle okunmalıdır.
    • Problem çözerken akıldan geçenler sesli olarak anlatılmalıdır.
    • Panel ve seminerlere katılım sağlanmalıdır.
    • Anlatırken de iyi öğrendiklerinden, çalışırken anlatım yöntemi kullanılabilir.
    • Öğrenmeyi kolaylaştırmak için çalışma grupları oluşturulabilir ya da bir çalışma arkadaşı bulunabilir.
    • Öğrenilmesi gereken materyal şarkılara dönüştürülüp ve yüksek sesle söylenebilir.

    İŞİTSEL YETİŞKİNLER:

    • Konuşkandırlar.
    • Güzel ve ahenkli konuşurlar, ses tonlarını iyi ayarlarlar.
    • Müziğe duyarlıdırlar. İş yaparken müzik dinlemeyi severler.
    • Sabah kalktıklarında şarkı mırıldanırlar.
    • Telefonun karşı tarafındakini ses tonundan hemen tanırlar.
    • Okumaktansa dinlemeyi tercih ederler.